İşverenler Açısından Yazılı İhtar Ve Uyarının Önemi

“Ben seni daha önce de uyarmıştım”, cümlesini iş yaşamında sıklıkla duyarız. Genelde işverenlerin kullandığı bu cümle bazen yapılacak fesih işlemine hazırlığın, bazen işçiye verilmiş son bir şansın, bazen keyfi olarak alınmış bir işveren kararının, bazen de işyeri kurallarını ihlal eden işçinin fiillerinden bıkkınlığın bir ifadesi olabilir.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki, İş Kanunu 109. maddesinde İş Kanunu’nda belirtilen bildirimlerin işçiye yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. İşçi kendisine yapılan bildirimi tebliğ almazsa ise, bu durumun tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay uygulamasında, işçinin uyarılmasına rağmen benzer davranışlarla işyeri düzenini bozucu fiillerini devam ettirmesi halinde iş akdinin geçerli veya haklı nedenlerle feshedilebileceğine hükmedilmektedir. Nitekim bu husus, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2007/15713 Esas 2007/30206 Karar, 15.10.2007 tarihli kararında şu şekilde belirtilmiştir: “Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde işyeri kurallarına aykırı davrandığı ve bir kısım verilen görevleri yerine getirmediği, hakkında tutanak tutulduğu, uyarıldığı anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve iş sözleşmesinin davalı işveren açısından sürdürülmesi olanağının kalmadığı, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenler bulunduğu sabittir”

İşyerinde gerçekleşen bazı tatsız olaylar, işçinin görevini yerine getirmemesi, sorumsuz davranışları, devamsızlığı, hatta işvereni haklı fesih yapmaya kadar götüren süreçler de dâhil olmak üzere, sık sık bu ihtarlara ihtiyaç duyulmaktadır. Sözlü olarak personelin ikaz edilmesinin kanunlar önünde hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. İşverenin elini güçlendiren en önemli şeylerden biri, uyarıların usulüne uygun bir yol izlenerek verilmesidir.

Uyarıların bir olaya ya da duruma/davranışa bağlı olması gerekmektedir. Bu konu ile ilgili iş kanununda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte Madde 19’da, işçinin sözleşmesini feshetmek isteyen işveren işçi hakkında bir iddiada bulunmuşsa, işçinin savunmasının alınması gerektiği belirtilmiştir. Uyarı Verme Sürecinde yapılan tüm bildirimler ve formlar resmi makamlara karşı ispat niteliği taşımaktadır.

İZLENECEK YOL

Olay Tespit Tutanağı

Uyarıyı veya iş sözleşmesinin feshini gerektiren olay gerçekleştiğinde, durumu ilgili mercilere aktaracak “Olay Tespit Tutanağı” oluşturulması gerekmektedir. Bu tutanak, olay anında orda bulunan kişilerin imzasının olduğu (özellikle bordro tanıkları olarak bilinen işyeri çalışanlarının imzasının olması), olayı olduğu gibi aktaran bir tespit formudur. Form hazırlandıktan sonra feshe yetkili mercii/işveren/işveren vekiline iletilir. Formu hazırlayan taraf, olayı gören/bilen kişiler olmalıdır. Özellikle üst yöneticilerin form hazırlamasında fayda vardır.

Savunma Talep Formu ve Personelin Savunması

İşveren olay tespit tutanağından yola çıkarak personelden yazılı savunması talep etmek için “Savunma Talep Formu” oluşturmalıdır. Bu formla birlikte işveren, kendisine tutanakla aktarılan olayı doğrudan savunma talep formunda belirterek işçinin iddialara karşılık savunmasını iletmesini talep eder. Bu form personele yapılan bir bildirim olduğu için imza karşılığında personele teslim edilmelidir. Bu kural İş Kanunu Madde 109’da düzenlenmiştir.

Savunma, işçi tarafından el yazısı ile kendisine iletilen Savunma Talep Formuna cevaben yazılmalı ve işçinin imzasını taşımalıdır. Bilgisayar ortamında veya başka bir kişi tarafından yazılmış savunmalar geçerli kabul edilmemektedir.

Savunma talep formunda personele savunmasını vermesi için makul bir süre tanınmalıdır. Bu süreler içerisinde savunmanın verilmesi istenebilir.

İfadeden Kaçınma Durumu

Bu noktada bazı işçiler olayla ilgili savunmalarını yazarak ilgili mercie iletmekte, bazıları ise ifadeden kaçınmaktadır. Yazılı savunma vermek istemeyen personel için yapılması gereken 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 109’da belirtildiği gibi “imzadan imtina ettiği” an itibariyle bu durumun bir tutanakla tespitidir. Kısaca işçinin, savunmayı belgelendirmediği/cevaplandırmadığı takdirde savunma hakkından feragat ettiği de yazıda açıklanmalıdır.

Uyarı

Uyarı formu personelin savunmasına karşılık olarak yazılır. Bu nedenle personelin yazılı savunmasında olayla ilgili gerekçeleri çok önemlidir. Uyarı formu bu gerekçeler dikkate alınarak adil bir şekilde hazırlanmalıdır. Uyarı formu da personele imza karşılığında teslim edilir. Bu savunma sonrasında sözleşmenin feshine karar verilmişse uyarı formu oluşturulmaz, fesih bildirimi söz konusu olacaktır.

Bu süreçteki tutanakların, bildirimlerin, ihtarların hepsi personele yazılı olarak yapılmalı ve personelin özlük dosyaları içinde saklanmalıdır.

Saygılarımızla,

ATLI HUKUK

Av. V. Alper ATLI

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız!