İşyerinde Covid-19 Salgınına Karşı İşverenin Sorumlulukları Ve Riskleri

İŞYERİNDE CORONAVİRÜSE KARŞI İŞVERENİN RİZİKOLARI

Çin’in Vuhan bölgesinde görüldükten sonra Dünya’ya hızla yayılan Yeni Coronavirüs (Covid-19) Türkiye’de de etkisini giderek artırmakta; her geçen gün vaka sayısı ve ölümler artarken henüz aşısı bulunamayan bu salgına karşı sıkı tedbirler alınmak zorunda olduğu toplumun ve idarecilerin bilgisi dahilindedir. Bir de aynı zamanda iş hayatının bir parçası olarak bu zorlu süreçte ticari faaliyetlerine devam etmek durumunda olan işletmelerin tabi olduğu iş akdinin her iki kolu için de (işçi ve işveren) sorumluluk bilinciyle hareket etmenin önemi bir hayli artmaktadır. İşbu bilgilendirme yazımızda işverenlerin iş yerlerinde olası coronavirüs vakalarına karşı sorumlulukları ve sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde onları beklemesi ihtimal dahilinde olan hukuki, cezai ve idari yaptırım süreçleri anlatılacaktır.

CORONAVİRÜS ÇERÇEVESİNDE İŞVERENİN HUKUKİ SORUMLULUĞU

Coronavirüs’ün iş kazası olarak nitelendirilmesi ile ilgili şu aşamada emsal bir karar olmamakla birlikte; yayılma hızı, tanıları, riskleri birebir örtüşmese de hukuki mahiyet açısından benzer olduğunu varsayabileceğimiz domuz gribi ile ilgili olarak Yargıtay’ın “yük götürmek için gittiği ülkeden dönerken domuz gribine yakalanan Tır şoförünün ölümünü iş kazası olarak tanımlamasından hareketle, Covid-19’un iş kazası olarak nitelendirilmesi ihtimalinin olduğunu ve bu sebeple işverenlerin zararın doğmaması ve/eya artmaması için bir takım kurallara dikkat etmesi gerektiğini belirtmek isteriz. Henüz ülkemizde bu konuda verilen yargı kararı olmasa da yargı mercilerince konunun iş kazası olarak nitelendirilmesi halinde; yani hukuki ihtilaflar gündeme gelecek ve iş kazası ise işverenin tazmin yükümlülüğünü (hukuki sorumluluğunu) yani aleyhe açılan maddi ve manevi tazminat ya da rücuan tazminat davalarını gündeme getirecektir.

İş Kazası

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. Maddesinde iş kazası tanımlanmıştır.

MADDE 13- İş kazası;

  1. a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  2. b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  3. c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  4. d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  5. e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

 

Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için; kaza geçiren işçinin sigortalı olması, 5510 sayılı Kanun 13. madde kapsamında bir kazanın var olması, işçinin maddi veya manevi zarara uğraması, kaza ile zarar arasında illiyet bağı bulunmuş olması gerekmektedir. Bu noktada salgın hastalık halini mücbir sebep olarak değerlendirip illiyet bağının kesildiğini söylemek de sorumluluktan kurtulmaya yeterli olmayabilir zira domuz gribi de pandemik bir hastalık ilan edilmişti tıpkı Covid-19 gibi. Burada bahsedilen nedensellik bağı olup, yasanın aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile zararın örtüşmesi halidir. Nitekim bahse konu karar içeriği de bu yöndedir: “Anılan yasal düzenleme, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri içinde değerlendirilmeli; maddede yer alan herhangi bir hale uygunluk varsa zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının işçi olup olmaması ya da ortaya çıkmasındaki diğer etkenlerin değerlendirilmesinde dar bir yoruma gidilmemelidir”. (HGK 2009/21-400 Esas,432 Karar ) [1]

O halde coronavirüsün işyerinde ya da işle ilgili olarak gerçekleşecek seyahat gibi işyeri dışında geçen ancak çalışma süresinden sayılabilecek hallerde ortaya çıkması halinde iş kazası olarak tanımlanabileceğini belirtmek isteriz. Ancak iş yeri dışında ve işle ilgisi olmayan bir durumda çalışanın enfekte olması halinde iş kazasından söz etmek mümkün değildir. Kanaatimizce, virüse yakalanan ilk çalışanın olayının iş kazası olup olmadığı tartışmalı olsa da enfekte olan çalışanın iş yerinde diğer çalışanlara hastalık bulaştırmış olması halinde ikinci ve diğer çalışanlar bakımından durumun iş kazası olarak nitelendirilme ihtimali artacaktır.

Gelelim ikinci basamağa. Bir olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi, işverenin her durumda bu kazadan sorumlu tutulmasını gerektirmez.

1.2.İşverenin Sorumluluğunun Tespiti

İş kazası nedeniyle işverenin sorumlu olması için, işverenin iş güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihmal göstermesi sonucu kaza meydana gelmiş olmalıdır. Diğer bir deyişle, işverenin iş kazasından sorumlu tutulması için kusurunun kanıtlanmış olması gerekir. Özel bir düzenleme söz konusu olmadıkça asıl olan kusur sorumluluğudur. İşverenin kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun bir illiyet bağı yoksa işverenin sorumluluğundan söz edilemez.[2] İşverenlerin çalışanla ilgili sağlık ve güvenlik tedbirleri alması yükümlülüğünün kapsamı 6331 Sayılı Kanun’un 4,5 ve 10.maddelerde belirtilmiştir. Bu anlamda işverenin coronavirüs iş kazasına yönelik bir tazminat davası ile karşılaşması halinde işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı bir önleme planı ve risk analizi yapılıp yapılmadığı uyuşmazlık tespitinde değerlendirilecektir.

Sorumluluğun kapsamının belirlendiği ve işverenin önlem alması gereken durumları düzenleyen yasa hükümlerine dikkat edilmesi gerektiğinden; ilgili hükümler aşağıda dikkatinize sunulmaktadır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun (İSGK) “İşverenin Genel Yükümlülüğü” kenar başlıklı 4. maddesine göre;

“(1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar

  1. b) İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
  2. c) Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğu göz önüne alır.

  1. d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

(2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

(3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez.

(4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz

 

Aynı kanunun ” Risklerden Korunma İlkeleri” kenar başlıklı 5.maddesine göre;

“(1) İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur.

  1. a) Risklerden kaçınmak.
  2. b) Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek.
  3. c) Risklerde kaynağında mücadele etmek.

ç) İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı çalışma şekli ve üretim metodlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek.

  1. d) Teknik gelişmelere uyum sağlamak.
  2. e) Tehlikeli olanı tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.
  3. f) Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek.
  4. g) Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.

ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek.”

 

Yine 6331 sayılı Kanunun “Risk Değerlendirmesi; Kontrol, Ölçüm ve Araştırma” karar başlıklı 10. maddesinde;

1) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi yapılırken aşağıdaki hususlar dikkate alınır.

  1. a) Belirli risklerden etkilenecek çalışanların durumu,
  2. b) Kullanılacak iş ekipmanı ile kimyasal madde ve müstahzarların seçimi,
  3. c) İş yerinin tertip ve düzeni,

ç) Genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumu,

2) İşveren, yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı belirler.

(3) İş yerinde uygulanacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, çalışma şekilleri ve üretim yöntemleri, çalışanların sağlık ve güvenlik yönünden korunma düzeyini yükseltecek ve iş yerinin idari yapılanmasının her kademesinde uygulanabilir nitelikte olmalıdır.

(4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlar.” hükmüne yer verilmiştir.

Mevzuat ve talimatnameler uyarınca işverenin ciddi tehlike yayan Coronavirüs salgını döneminde alması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini özetlemek gerekirse:

  • Salgınla ilgili Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere pek çok ulusal ve uluslararası resmi makam ve diğer bilimsel otoriteler gerekli açıklamaları yapmış ve bunlarla ilgili bir dizi talimatnameleri bilgilendirme kitapçıkları ve tavsiye kararları yayımlanmıştır. Ayrıca Aile ve Çalışma Bakanlığının resmi sitelerinde yayınladığı iş yerinde coronavirüsle etkin mücadelede alınacak tedbirlerle ilgili metinleri de mevcuttur. Resmi sitelerden alınan ilgili sunum ve bilgilendirme metinlerinin içeriğinden faydalanarak Covid-19 ile ilgili çalışanların gerek eğitim sunum yoluyla gerek iş yerinin çeşitli bölümlerine afiş asmak suretiyle bilgilendirilmesi gerekmektedir. İş yerinde alınması gereken tedbirlerle ilgili linkten yararlanabilirsiniz. (Https://www.ailevecalisma.gov.tr/media/40969/isyerlerinde-koronaviruse-covid-19-karsi-alinmasi-gereken-onlemler.pdf)
  • İşveren salgına karşı bulundurmakla zorunlu olduğu iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ile koordine içinde salgına karşı alınabilecek önlemler çerçevesinde bir hazırlık ekibi kurmalı deyimi yerindeyse kriz masası oluşturmalıdır. İşveren iş bu krize ilişkin bir koruma planı oluşturmalı ve ispat açısından somut olarak planı sunabilmelidir.
  • İşyerinde temizlik ve hijyen standartları en üst seviyeye çıkarılmalı ve iş yeri aralıklarla havalandırılmalı ve ilaçlanmalıdır. İş yerine sık aralıklarla el dezenfektanı yerleştirilmelidir. Eldiven, maske, alkollü mendil gibi koruyucu ekipmanlar tüm çalışanlara dağıtılmalıdır.
  • Henüz bir aşısı bulunamayan Covid-19’un özellikle fabrikada toplu çalışan risk grubundaki işçilerde enfekte olmasını ve yayılmasını engellemek için 1,5-2 metre sosyal mesafeyi koruyan çalışma modeli oluşturulmalıdır.
  • Çalışanın işe başlamadan önce temassız ateş ölçerle muayene edilmesi ateşi olanların iş yeri hekimine yönlendirilmesi gerekmektedir.
  • İşe girişte ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi olası semptomların olup olmadığı çalışanlara sorulabilir bir arada yaşayan çalışanları işe almama hakkına sahip olan işveren durumu halk sağlık birimlerine bildirmelidir.
  • COVID-19 ile ilgili işyeri özelindeki tehlikeler belirlenerek ayrı bir risk değerlendirmesi yapılmalıdır. İşveren risk analiz raporu hazırlamalı veya bu raporu doğrudan iş sağlığı ve güvenliği uzmanları ile iş yeri hekimine hazırlatmalıdır.
  • Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen salgının ciddiyeti kavranmalıdır. Bu nedenle işveren tarafından iş yeri faaliyetinin ve iş hacminin izin verdiği ölçüde faaliyete geçici ara verilmeli veya çalışma süresini kısaltmalı ve bu anlamda kısa çalışma uygulayarak kısa çalışma ödeneğine başvurma yolunu başvurmalıdır.
  • İşveren iş dinamizmini devam ettirme mecburiyetinde ise o halde esnek çalışma modelleri seçmelidir.
  • Yapılan risk analizi kapsamında hassas risk gruplarında (hamile ve kronik hastalar) yer alan çalışanların mümkünse evden çalışmaları sağlanmalıdır.
  • Mavi yaka çalışanların evden çalışması mümkün değilse olası risk grubunda olanlara ücretsiz izin teklif edilmeli yahut mümkünse yıllık izin kullandırılmalıdır.
  • Yahut mümkünse denkleştirme çalışması/telafi çalışması uygulamalıdır.
  • İş yerinde virüs vakasının tespit edilmiş olması halinde iş yeri derhal tahliye edilip her yer dezenfekte edilmelidir. Mümkünse üretime ara verilmeli mümkün değilse ilk etapta enfekte çalışanın sürekli temas kurduğu diğer çalışanlar derhal izne çıkarılmalıdır. Ardından iş saatleri içinde ateş ve diğer muayene kontrollerinin sıklığı arttırılmalı korumalar makro düzeyde tutulmalıdır. Yeniden risk analizi yapılarak rapor düzenlenmelidir. Bu çerçevede hassas gruplar için esnek çalışma modelleri uygulanmalıdır.

Not 1: Ateş ölçme ve Covid-19 virüsüne ilişkin belirtilerin sorulması gibi sağlık verilerinin işlenmesi hususunun kamu düzenine ilişkin olmasından mütevellit çalışanın açık rızası gerekmez ancak ispat bakımından alınabilir.

Not 2: Coronavirüs vakası ister iş kazası ister meslek hastalığı adı altında atfedilsin buna ilişkin işveren aleyhine açılan davada mevzuatın kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğinin ispat yükü işverene aittir. Bu nedenle işverence düzenlenen veya iş yeri hekimi tarafından işverene bildirilen tüm coronavirüs tedbir planları, işverenin bu çerçevede çalışanlara verdiği eğitim ile ilgili katılımın gerçekleştirdiğine istinaden düzenlenecek belge, işverenin hazırladığı veya hazırlattığı risk analiz raporları, iş yerinde yapılan ateş ölçme verileri birer delil mahiyetindedir.

İşverenin sorumluluk/kusur tespitinde uyuşmazlığa konu diğer bir durum illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağının (zarar ile kaza arasındaki bağ) kesilmesi halinde işverenin sorumluluğuna gidilemez. İlliyet rabıtasının kesilmesine neden olan haller ise mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur.

Coronavirüs vakaları bakımından coronavirüs mücbir sebep (önüne geçilmesi mümkün olmayan sebep) olarak kabul edilerek işverenin sorumluluğuna gidilememesi durumunun kabulü ise kanaatimizce mücbir sebebin ana unsuru olan kaçınılmazlık bakımından tartışmalı olacaktır. Şöyle ki;

Karşı konulamamazlık veya kaçınılmazlıktan amaç, mevcut her türlü tedbirin alınmış olmasına rağmen borcun ihlal edilmesidir. Başka bir deyimle alınan bütün tedbirlere, sahip olunan her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebep teşkil eden olayın sonuçlarının önlenemez olmasıdır. Bu sebeple eğer işveren mücbir sebep teşkil eden olaya, işçiyi kendi kusuruyla maruz bırakmışsa mücbir sebepten yararlanamaz. Mesela, işveren işyerinde, yıldırıma karşı koruyucu tedbir olmak üzere paratoner kurmak zorundadır. Paratoner olmaması sebebiyle düşen yıldırım, işyerinde yangına sebebiyet vermiş ve bunun sonucu işçi ölmüşse artık mücbir sebepten bahsedilemez. İşveren gerekli tedbirleri almadığı için sorumlu olur. [3]

Yukarıda izah edilenler ışığında coronavirüsü mücbir sebep olarak iddia eden işverenin kaçınılmazlık unsuru nedeniyle gereken tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almış olması gerekecektir. Aksi halde salgın mücbir sebep olsa da ihmali bulunan işverene yine sorumluluk atfedilecektir.

1.3. İş Kazası Nedeniyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

1.3.1. Coronavirüs nedeniyle cismani zarar yani hastalanma halinde tazminat kalemleri

 Maddi Tazminat                                                 Manevi Tazminat

1) Tedavi giderleri,                                       1) İşçi duyduğu elem nedeniyle talep edebilir.

2) Kazanç kaybı                                            2) Ağır bedensel zararda yakınları talep edebilir.

3) Çalışma gücü kaybı

4)Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar

1.3.2. Coronavirüs nedeniyle ölüm halinde tazminat kalemleri

Maddi Tazminat                                                       Manevi Tazminat

1)Cenaze giderleri,                                                  1)Yakınlar talep edebilir.

2)Tedavi Giderleri ve ölene kadar olan

Çalışma kaybı,

3)Destekten yoksun kalma tazminatı     

 Coronavirüse yakalanan işçi veya yakınları yukarıda şematize ettiğimiz tazminat kalemlerini zarar olarak işverene dava yoluyla yöneltebilecektir. Zamanaşımı 10 yıl olup bu davalar yetkili iş mahkemelerinde görülecektir.

 ‘’İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı  nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğu hükme bağlanmak suretiyle, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğun hukuki niteliği konusunda tartışmalar sona erdirilmiş, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan ölüme ve vücut bütünlüğünün zedelenmesine veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmininde sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.[4]

İşveren aleyhine açılan tazminat davalarının dayanağı olan sözleşmeye aykırılık işverenin hizmet/iş akdi gereği işçiyi gözetme borcundan kaynaklanmaktadır. İşveren gözetme borcu gereği işçileri iş yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onların yaşam, bedensel ve ruhsal sağlık bütünlüklerini korumak için tıbbi ve teknik tüm önlemleri (iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini) almalıdır.

1.3.3. Rücuen Tazminat Davaları

İş kazası kendisine bildirilen Sosyal Güvenlik Kurumu işçiye iş göremezliğe bağlı ödemeleri yapar, hak sahiplerini maaşa bağlar ancak iş kazasına ve sorumluların tespitine ilişkin tahkikat raporu düzenler. Sonuç olarak sorumlu bulduğu kişilere rücuen tazminat davası açarak yaptığı ödemelerin istirdatını sağlar. Dolayısıyla işveren iş kazası sayılan Coronavirüs kapsamında işçinin davası ile karşılaşmasa bile yeteri kadar önlem almaması halinde Sosyal Güvenlik Kurumunun açacağı tazminat davasıyla karşılaşacaktır.

  1. CORONAVİRÜS ÇERÇEVESİNDE İŞVERENİN CEZAİ SORUMLULUĞU

 İş kazalarında işveren için tazminat ödeme yani hukuki sorumluluğun yanı sıra cezai sorumluluk da doğabilmektedir. İş kazalarında işverenin cezai sorumluluğundan bahsetmek için elbette kusurlu davranış gerekir ve kusur kast ve ihmal şeklinde karşımıza çıkar. Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince tüzel kişilerin değil önlem almakta kusurlu olan kişilerin sorumluluğu bulunmaktadır.

Cezai sorumluluğun en tipik muhatabı işveren olmakla birlikte kusurları oranında işveren vekilleri, iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri, çalışanlar ve üçüncü kişilerin de sorumlu olmaları söz konusu olabilecektir.[5]

İş kazalarında cezai sorumluk kapsamında hürriyeti bağlayıcı cezalara konu olan suçlar:

  • Kasten Öldürme (TCK m. 81)
  • Kasten Öldürme Suçunun İhmali Hareketle İşlenmesi (TCK m. 83)
  • Kasten Yaralama (TCK m.86)
  • Taksirle Yaralama (TCK m.89)

İş kazası niteliğindeki bir olay nedeniyle meydana gelen yaralanma veya ölüm neticesinde işverenin sorumluluğu iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin gerektiği gibi alınmaması şeklinde doğacaktır. Bu nedenledir ki yapılacak kusur tespitinde işverenin gerekli önlemleri aldığının somut olarak tespit edilebilir olması yine hukuki sorumluluk kadar cezai sorumluluk için de önem arz edecektir.

  1. CORONAVİRÜS ÇERÇEVESİNDE İŞVERENİN İDARİ SORUMLULUĞU

İşveren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 14/2 maddesi uyarınca iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.

 (2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:

  1. a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde.
  2. b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde.

Belirtilen süreler içinde iş kazası bildirimi yapmayan işveren aynı kanunun 26.maddesi uyarınca idari para cezası ile karşılaşır.

 SONUÇ: Ülkemizin de mücadele etmek zorunda kaldığı pandemik salgın nedeniyle işverenler de işçiler de riskli bir dönem yaşamaktadırlar. Bu süreçte işçinin kendi hijyenine dikkat etmesinin yanı sıra çalışmaya ara vermeyen işverenlere büyük sorumluluk düşmektedir. İşverenler İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4, 5 ve 10. maddelerinde belirtilen kapsamda ve teknolojik gelişmelere uygun biçimde ve ilgili bakanlıkların resmi sitelerinde yayınlanan tedbir talimatlarını da dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri almak zorundadır. Aksi halde işveren hukuki, cezai ve idari yönden sorumlu tutulma riski ile karşılaşabileceklerdir. Gerekli önlemler alınmazsa işverenleri hukuki açıdan tazminat davaları, cezai açıdan hapis cezaları ve idari açıdan idari para cezaları bekleyecektir. Corovirüse yakalanan işçileri davacı/şikayetçi olacağı davalarda yapılacak kusur incelemesinde ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen, dikkat ve işçiyi gözetme yükümlülüğüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulacaktır. Bu bakımdan işverenin aldığı her önlemin somut olarak ispat edilebilir olması işverenin kusursuzluğunu ispatlamak adına önemlidir.

Faydalı olması dileklerimizle, sağlıklı günler ve çalışmalarınızda kolaylıklar dileriz.

ATLI HUKUK

Kaynakça

Ali Atıcı İşverenin iş kazasından doğan hukuki sorumluluğu, Konya,2010, s.83-84

Mehmet Serhat Avcı,Türk hukukunda işverenin iş kazalarından doğan cezai sorumluluğu,2018 Haziran,s.272-273 http://acikerisim.kirklareli.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/20.500.11857/812/10200045-Mehmet%20Serhat%20AVCI.pdf?sequence=1&isAllowed=y

Mustafa Özen, İş Kazalarında Hukuki, Cezai ve İdari Sorumluluk, Ankara Barosu Dergisi,2015, S.238-239

https://www.sinerjimevzuat.com.tr/

[1] Y.21.HD. 2018/5018 E. 2019/2931 K. KT.15/04/2019

[2] Y.21.HD. 2017/968 E.    2018/8256 K. KT.14/11/2018

[3] Atıcı,Ali, İŞVERENİN İŞ KAZASINDAN DOĞAN HUKUKİ SORUMLULUĞU, Konya,2010, s.83-84

[4] Y.21.HD.2019/4073 E. 2020/770 K. KT.13/02/2020

[5]   Avcı, Mehmet Serhat,Türk hukukunda işverenin iş kazalarından doğan cezai sorumluluğu,2018 Haziran, s.272-273 http://acikerisim.kirklareli.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/20.500.11857/812/10200045-Mehmet%20Serhat%20AVCI.pdf?sequence=1&isAllowed=y

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız!